İçeriğe geç

Lokal boya macunlu mu ?

Lokal Boya Macunlu Mu? Bir Anın Ardındaki Hikâye

Kayseri’nin o sıkıcı akşamlarından birinde, evin köşesinde yıllardır bekleyen o eski duvarın tadilatına başlamak üzereydim. O an, belki de hiçbir şeyin anlamı yoktu ama o duvarı boyamak, o eski yeri yenilemek bir şekilde bana umut veriyordu. “Lokal boya macunlu mu?” sorusu o kadar basit bir soru gibi gelmişti ki, cevabını bile tam verememiştim. Ama bir yandan da belki de her şeyin içinde bir anlam vardır diyerek, bu sorunun ardındaki duyguyu anlamaya çalışıyordum.

Duvarın Ardındaki Hatıralar

Evin içinde en çok vakit geçirdiğim odayı düşününce, aklıma ilk gelen şey her zaman o duvarın rengiydi. Yıllardır orada duruyordu, hiç değiştirilmemişti. Bunu fark ettiğimde, duvarla ilgili duyduğum her şey değişti. Benim için sadece bir duvar değil, hayatımın her bir parçasını simgeliyordu. Her çatlak, her bozuk nokta, geçmişin bir yansımasıydı. O duvarı boyamak bana yeni bir başlangıç gibi geldi.

Fakat bir an, duvarın üstündeki eski boyayı kazımaya başlarken, sormadan edemedim: Lokal boya macunlu mu? Aslında o kadar basit bir soruydu ki, neden takıldım, onu da bilmiyorum. Boya ve macun derken bir şekilde hayatımda geçirdiğim tüm yıllar ve unutulmuş anılar kafamda şekillenmeye başladı.

Hızla ilerlemeye çalışıyordum, ama her kazıdığım alanda daha çok çatlak, daha çok kusur ortaya çıkıyordu. Boya ne kadar iyi olursa olsun, duvar ne kadar düzgün olursa olsun, bir yanda hala o eski duvarın çürümüşlüğü vardı. Birden duvarda yaşadığım geçmişin izleri gözümde canlanmaya başladı. Küçükken annemle birlikte odayı temizlerken, burada geçen gülüşmeler… Her şeyin bir yansımasıydı sanki. Ama bir gün her şey değişti, odayı tek başıma yapmam gerekti.

Heyecan ve Hayal Kırıklığı Arasında Bir Yerde

Lokal boya macunlu mu sorusunun cevabı, her geçen dakika daha da karmaşıklaşıyordu. Her şeyin mükemmel olmasını bekledim, ama elbette işler öyle gitmedi. Boyayı sürerken, macunun da aynı şekilde düzgün olması gerektiğini düşündüm. Ama macun da ne kadar düzgün olursa olsun, duvarın eski hali belli oluyordu. O an hissettiğim hayal kırıklığını anlatamam. Ne kadar uğraşırsam uğraşayım, duvarın geçmişi her zaman orada kalacaktı.

Duygusal olarak zor bir andı, çünkü her fırça darbesiyle eski zamanları kazıyordum ama yeni bir şey inşa etmeye çalışıyordum. Her geçen saniye, geçmişin izleri biraz daha kayboluyordu. Bir yanda geçmişin izlerinden kurtulmak isterken, diğer tarafta da o anların değerini hissetmeye başladım.

Bundan sonra her boyayı fırçaladığımda, geçmişi tamir etmek değil, geçmişle barışmak gibi bir şey yapıyordum. Kendimi sürekli o eski hatırlarda kaybolmuş hissediyordum. Ama belki de hayatımda böyle bir değişiklik yapmak, tamir etmeye çalışmak, büyümekle ilgiliydi.

Sonunda Yeni Bir Başlangıç

Boyayı bitirdiğimde, tüm odanın havası değişmişti. Boya, bir anlamda sadece duvarı yenilemekten çok, hayatıma yeni bir renk katmıştı. O eski sorumun cevabı – Lokal boya macunlu mu? – hala net bir şekilde ortaya çıkmamıştı ama fark ettiğim şey şu oldu: Tamam, belki de her şeyin bir macunu yoktur. Belki bazı şeyleri olduğu gibi kabul etmemiz gerekir.

Odayı bitirdiğimde, o eski duvarlar bana “yeni bir başlangıç” gibi geliyordu. Hem geçmişin izleri hem de yeniliğin bir arada olduğu bir odada yaşamaya başladım. Bunu tam anlatamam, ama tam o anda, o eski duvarla olan ilişkim bambaşka bir hal aldı.

Şimdi, her sabah odaya girdiğimde, boya fırçasını tutarken “Lokal boya macunlu mu?” sorusu aklıma gelse de, cevabını aslında çok iyi biliyorum: Bazen her şeyin içinde bir macun yoktur. Bazen sadece duvarı kabul edip, hayatın izin verdiği şekilde yaşamak gerekir.

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

mecidiyeköy escort deneme bonusu veren siteler
Sitemap
ilbet casino