Meydan Görevlisi Ne İş Yapar? Geleceğin Şehirlerinde Yeni Bir Rolün İzinde Geleceği düşündüğümde aklıma hep aynı sahne gelir: İnsanların buluştuğu, fikirlerin doğduğu, hayatın akıp gittiği şehir meydanları… Yüzyıllardır toplumların kalbi olan bu alanlar, şimdi teknolojinin, sürdürülebilirliğin ve insan odaklı tasarımın merkezinde yeniden şekilleniyor. Peki bu değişim rüzgârı içinde, “meydan görevlisi” dediğimiz kişi nasıl bir rol üstlenecek? Gel, birlikte bu sorunun cevabını arayalım. Geleceğin Meydanı: Sadece Bir Alan Değil, Yaşamın Kalbi Meydanlar eskiden sadece buluşma noktalarıydı. Bugünse konserlerden açık hava kütüphanelerine, sosyal etkinliklerden akıllı şehir çözümlerine kadar her şeyin merkezinde yer alıyor. Ve bu devinimin arkasında görünmeyen ama kritik bir figür…
Yorum BırakKategori: Makaleler
Kuru Börülce Neye İyi Gelir? Bir Hikâyenin İçinden Şifa ve Umut Bazen bir tabak yemeğin ardında, yalnızca doyurucu bir lezzet değil; bir hayatın anlamı, bir ailenin umudu, bir dostluğun derinliği gizlidir. Bu yazıda sana sadece kuru börülcenin faydalarını anlatmak istemiyorum. Onu bir hikâyenin kalbinde, karakterlerin duygularıyla ve hayatla kurdukları bağ üzerinden keşfetmeni istiyorum. Hazır mısın? O hâlde başlayalım… Bir Sofrada Buluşan İki Dünya Mehmet, hayatı boyunca her şeye mantıkla yaklaşan, çözüm odaklı bir adamdı. Bir şey bozulduğunda tamir eder, bir sorun çıktığında plan yapar, hiçbir şeyi tesadüfe bırakmazdı. Eşi Elif ise dünyaya bambaşka bir gözle bakardı. O, kalbiyle duyan, insanları…
Yorum BırakBir sabah, kahvemi yudumlarken gözlerim ekrandan kayboldu. İçimde, Türkçemizi daha iyi anlamak ve doğru yazım kurallarını keşfetmek için bir merak uyandı. O sırada, “Kaynana nasıl yazılır?” diye sordum kendi kendime. Herkesin bildiği ama doğru yazımını bir türlü tam olarak hatırlayamadığı bu kelimeyi düşündüm. Biraz da merakla, kelimenin doğru yazılışını öğrenmek üzere TDK’ya (Türk Dil Kurumu) göz atmaya karar verdim. Birçok kişinin kafasında şüpheler ve sorular bırakabilen bu basit yazım meselesi, aslında dilin ne kadar canlı ve derin bir yapıya sahip olduğunu gösteriyor. O an, Türkçemizdeki detayları keşfetmek için bana eşlik etmek isteyeceğinizi düşündüm. Hazırsanız, kaynana kelimesinin doğru yazımını ve bununla…
Yorum BırakKatılım Fonu Almak Caiz mi? Modern Yatırımın Dini Yüzü “Paranı sadece kenarda tutmak değil, onu çalıştırmak da gerekir” diyen dedem, eline geçen her kuruşu ya küçük bir dükkâna yatırır ya da bir dostuna borç verirdi. Ama şimdi işler farklı. Teknoloji, finans dünyasını dönüştürdü. Artık yatırım yapmak, birkaç tıklamayla cep telefonundan bile mümkün. İşte tam bu noktada, birçok Müslüman yatırımcının aklında aynı soru beliriyor: Katılım fonu almak caiz mi? Bu yazıda hem verilerle hem de gerçek hayat hikâyeleriyle bu konuyu derinlemesine ele alacağız. Katılım Fonu Nedir? Temel Mantığıyla Başlayalım Katılım fonları, faizsiz finans prensiplerine uygun şekilde yönetilen yatırım araçlarıdır. Bu fonlar,…
Yorum BırakÇok Cevval Ne Demek? Psikolojik Bir Analiz İnsan davranışlarını anlamak, içsel dünyamızın ve dış dünyayla olan etkileşimlerimizin derinliklerine inmek, bir psikolog olarak her zaman merak ettiğim bir alan olmuştur. Her davranışın arkasında belirli bir motivasyon, bir duygu veya düşünsel süreç yatar. Bazen bu davranışlar, sosyal ortamımıza, bazen de bireysel psikolojik yapımıza dair önemli ipuçları verir. “Çok cevval” gibi bir ifadeyi duyduğumuzda, karşımızdaki kişinin nasıl bir ruh hali içinde olduğunu, belki de nasıl bir psikolojik yapıya sahip olduğunu tahmin edebiliriz. Peki, “çok cevval” olmak gerçekten ne anlama gelir? Bu terimi, bilişsel, duygusal ve sosyal psikoloji açısından nasıl çözümleyebiliriz? Gelin, bu sorulara…
Yorum BırakKat be kat ne demek TDK? Doğrusu “katbekat” ama mesele sadece yazım değil Bir dilci değilim; ama dilin arkasındaki mantığı sorgulamadan “öyle yazılır, bitti” denmesini de pek sevmiyorum. “Kat be kat” ifadesi bunun en iyi örneği: Kulağımıza yerleşmiş, günlük dilde yaşıyor; fakat TDK’da ayrı bir madde olarak bulamıyorsunuz. Doğrusu “katbekat” deniyor, “zarf” ve “eskimiş” notuyla geçiyor—peki neden? Bu yazı, sadece “doğrusu budur” demekle yetinmeyip tartışmanın zayıf ve tartışmalı noktalarını masaya yatırıyor. TDK ne diyor: “katbekat” var, “kat be kat” yok TDK’nın güncel sözlük geleneğinde bu ifade bitişik yazılıyor: katbekat. Anlamı da yalın: “kat kat.” Ayrıca madde “zarf” türünde ve “eskimiş”…
Yorum BırakTasavvufta Hikmet ve Ekonomik Seçimlerin Derinlikleri Günümüz ekonomisi, sınırlı kaynaklar ve bu kaynakların nasıl dağıtılacağı sorunsalı etrafında şekillenir. Her gün, bireyler ve şirketler, ihtiyaçlarını karşılamak ve ekonomik çıkarlarını maksimize etmek amacıyla sayısız seçim yapar. Bu seçimler, belirli sonuçlar doğurur ve bu sonuçların toplumsal refah üzerindeki etkisi önemli bir analiz alanıdır. Ancak bu ekonomik seçimi sadece fayda ve maliyet gibi soğuk parametreler çerçevesinde değil, aynı zamanda derin felsefi ve ahlaki temellere dayanarak yapmanın da önemli olduğu, pek çoğumuzun gözden kaçırdığı bir gerçektir. Bu yazıda, tasavvuf felsefesinde önemli bir kavram olan “hikmet”i, bireysel ve toplumsal ekonomik kararlar açısından inceleyecek ve bu iki…
Yorum BırakKarnivor Otçul mu? Kavramların Kesiştiği Yerde Merak Dolu Bir Yolculuk Konuya yıllardır tutkuyla bakan bir doğa meraklısı olarak şunu söylemek isterim: “Karnivor otçul mu?” sorusu ilk bakışta basit görünse de, arka planında dilbilim, biyoloji ve ekoloji iç içe geçer. Gelin, bu merakı birlikte doyuralım; hem bilimin verilerine yaslanalım hem de gerçek hayattan küçük hikâyelerle aklımızda kalmasını sağlayalım. Kısa cevap: “Karnivor” etçil demektir ve otçul (herbivor) değildir. Ancak taksonomideki “Carnivora” takımı, yalnızca et yiyenlerden oluşmaz; dev panda gibi çoğunlukla bitkiyle beslenen üyeler de vardır. Asıl karışıklık buradan doğar. Karnivor Otçul mu? (Tanımlar, Kökenler ve Neden Kafa Karıştırıyor) “Carnivor”, Latince caro (et)…
Yorum BırakDoğanın kalbine doğru bir yolculuk yapmaya ne dersiniz? Size bir hikâye anlatmak istiyorum. Belki de hepimizin içinde yankı bulacak bir hikâye… Toprakla Başlayan Hikâye Bir zamanlar küçük bir kasabada, çocukluk arkadaşları olan Elif ve Arda yaşardı. Elif, dünyaya kalpten bakan, doğayla konuşan, kuşların sesini şiire dönüştüren bir kadındı. Arda ise analitik düşünceli, planlı ve çözüm odaklı bir mühendisti. Yolları çocukken ayrılmış, yıllar sonra bir çevre projesinde yeniden kesişmişti. Proje, kasabanın yakınındaki eski bir orman alanının korunmasını amaçlıyordu. Yıllardır endüstriyel faaliyetler yüzünden zarar gören toprak, artık nefes alamaz hâle gelmişti. Elif, o toprağın her bir taşına dokunur gibi hissediyor, her kuruyan…
6 YorumHuzur Nedir? Psikolojideki Yeri ve Edebiyat Perspektifiyle Bir İnceleme Huzur, kelimelerin ardında bir hüzün, bir sessizlik barındıran bir kavramdır. Edebiyat, bu tür duyguları en derin şekilde keşfetmeye olanak tanır. Sözler, bazen bir fırtınanın öncesindeki sessizliğin, bazen de içsel bir huzurun izlerini taşır. Edebiyatçılar, ruhsal hallerini kelimelere dökerken, aradıkları huzuru bulma çabasında, çoğu zaman kargaşanın tam ortasında, bir nehir gibi akıp giden hikayelerin içinde kaybolurlar. Peki, gerçek huzur nedir? Bir psikolojik durum mudur yoksa daha derin bir varoluşsal huzur mu aradığımızı keşfetmemiz gerekir mi? Huzur ve Psikoloji: Derin Bir Arayış Psikoloji, huzuru yalnızca bir duygusal hal olarak tanımlamaz; aynı zamanda bir…
8 Yorum